İsrail’in “önleyici saldırı” gerekçesiyle İran’da başlattığını duyurduğu operasyonlara ilişkin ortaya atılan yeni iddialar, uluslararası kamuoyunda büyük tepki topladı. Katar merkezli Al Jazeera’ya konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili, İran’daki patlamaların yalnızca İsrail’e ait olmadığını, Washington ile Tel Aviv arasında yürütülen ortak bir askeri planın parçası olduğunu öne sürdü.
Bu açıklama, operasyonun tek taraflı bir güvenlik hamlesi değil, iki ülke arasında koordineli şekilde yürütülen daha geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olduğu yönündeki tartışmaları alevlendirdi.
İsrail basınından da ortak operasyon vurgusu
İsrail merkezli Kanal 12’ye konuşan yetkililerin de saldırıların koordinasyon içinde gerçekleştirildiğini doğruladığı iddia edildi. Söz konusu ifadeler, bölgedeki askeri hareketliliğin önceden planlanmış bir iş birliği çerçevesinde yürütüldüğü yorumlarına neden oldu.
Uluslararası hukuk uzmanları ve siyasi gözlemciler, egemen bir ülkenin hedef alınmasının bölgesel istikrarı tehlikeye atabileceği ve küresel ölçekte daha geniş bir çatışma riskini beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.
Trump’tan dikkat çeken çıkış: Kongre’de dengeleri değiştiren açıklama
Öte yandan ABD siyasetinde de dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Eski ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail’in saldırı politikalarına ilişkin Kongre’de yürütülen tartışmalarda alışılmış çizginin dışına çıkarak eleştirel bir tutum sergilediği öne sürüldü. Trump’ın, ABD Kongresi’ndeki bazı çevrelerin beklentilerinin aksine, Orta Doğu’da gerilimi artıran tek taraflı askeri adımların ABD çıkarlarına zarar verebileceğini dile getirdiği iddia edildi.
Trump’ın bu çıkışının, Washington’daki siyasi dengeleri etkilediği ve ABD’nin bölgedeki askeri angajmanlarına yönelik tartışmaları yeniden gündeme taşıdığı değerlendiriliyor.
Uluslararası kamuoyunda sert tepkiler
Ortaya atılan ortak operasyon iddiaları, bölgesel egemenlik, uluslararası hukuk ve askeri müdahalelerin meşruiyeti konularında yeni bir tartışma başlattı. Çok sayıda siyasi analist ve uluslararası gözlemci, bu tür operasyonların bölgedeki gerilimi daha da derinleştirebileceği ve diplomatik çözüm ihtimalini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Uzmanlar, Orta Doğu’da kalıcı istikrarın ancak uluslararası hukuk normlarına bağlı kalınması ve askeri yöntemler yerine diplomatik yolların tercih edilmesiyle mümkün olabileceğini vurguluyor.
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz