Aziz Dağtekin Yazdı
“Günlerden Cuma… İklim-i Rum’da bir mehter yürüyüşü vardı…”
Yer gök tekbir sesiyle inliyordu…
Davullar vuruyor, sancaklar göğe yükseliyordu.
Bir çağ titriyordu.
Çünkü surlara sadece asker yürümüyordu…
Bir medeniyet yürüyordu.
Ve o gün…
Peygamber Efendimiz’in asırlar öncesinden verdiği müjde gerçekleşiyordu:
“Konstantiniyye elbet fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.”
Bu söz sıradan bir övgü değildi.
Bu, tarihin en büyük methiyelerinden biriydi.
Bir komutana nasip olmuş en büyük şerefti.
Fatih Sultan Mehmed Han…
Daha çocuk yaşta omuzlarına çağların yükünü almış bir irade…
Onun derdi sadece bir şehri almak değildi.
Onun derdi; karanlığı yırtıp adaletin güneşini doğurmaktı.
İstanbul’un surları yüksekti…
Ama iman daha yüksekti.
Gemileri karadan yürütmek sadece askeri deha değildi.
Bu, “İmkânsız” denilen her şeye meydan okuyan bir inancın haykırışıydı.
Çünkü inanmış bir milletin önünde hiçbir zincir duramazdı.
29 Mayıs 1453’te fethedilen sadece İstanbul değildi…
Korku fethedildi.
Esaret fethedildi.
Kibir fethedildi.
Ve dünya o gün şunu gördü:
İslam; yıkan değil yaşatan, korkutan değil merhamet eden bir medeniyetin adıdır.
Fatih’in ordusu sıradan bir ordu değildi.
Onlar Allah’a secde ederek yürüyen askerlerdi.
Geceleri dua, gündüzleri cihat eden yiğitlerdi.
Onlar çağ açan son büyük yürüyüşün neferleriydi.
Bugün hala Ayasofya’nın kubbelerinde yankılanan ezan sesi varsa…
Bu, Fatih’in emanetidir.
Bugün bu millet hala diz çökmüyorsa…
Bu, Malazgirt’ten İstanbul’a uzanan ruhun hala diri olduğundandır.
Çünkü bazı fetihler toprak kazanmak değildir.
Bazı fetihler insanlığın kaderini değiştirmektir.
Ve bugün…
Dünyanın dört bir yanında mazlumların gözü hala bu topraklara çevriliyse, bunun sebebi tarihin hafızasıdır.
Çünkü bu millet sadece devlet kurmadı…
Umut kurdu.
Şimdi dönüp kendimize sormanın zamanıdır:
Fatih’in torunları olmak sadece övünmek midir?
Yoksa onun ahlakını, cesaretini, ilmini ve imanını taşımak mıdır?
Asıl fetih;
Nefsi yenmektir.
Cehaleti yenmektir.
Ayrılığı yenmektir.
Kardeşliği yeniden diriltmektir.
Çünkü fetih ruhu ölürse, şehirler ayakta kalsa bile medeniyet çöker.
Ama bu milletin mayasında dua var.
Secde var.
Şehadet var.
Ve en önemlisi… teslim olmayan bir ruh var.
O günlerden Cumaydı…
Bugün de Cuma…
O gün surlardan tekbir yükselmişti, bugün minarelerden hem sala hem de tekbirler yeniden yükseliyor.
O gün bir çağ kapanmıştı, bugün yeni dirilişlerin duası yapılıyor.
Cumanız mübarek olsun…
Fethimiz kutlu olsun…
Zaferimiz daim olsun…
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz