Uzun Namlulu Silahlarla Pusu: Öktem Cinayetinde 16 Şüpheliye Dava

İstanbul’da kamuoyunda geniş yankı uyandıran avukat Serdar Öktem cinayetine ilişkin soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kapsamlı inceleme sonucunda hazırlanan 213 sayfalık iddianame, olayın perde arkasına dair dikkat çekici detayları ortaya koydu. Şişli’de 6 Ekim 2025 tarihinde gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin hazırlanan dosyada, 16 şüpheli hakkında kamu davası açıldığı belirtildi. Ayrıca yaşı küçük iki kişinin dosyasının ayrı bir süreçte değerlendirildiği ifade edildi.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, şüphelilere “tasarlayarak kasten öldürme”, “resmi belgede sahtecilik”, “6136 sayılı yasaya muhalefet” ve “suç örgütüne üyelik” gibi ağır suçlamalar yöneltildi. Olayın gelişimine ilişkin detaylar incelendiğinde, saldırının spontane bir eylem olmadığı, aksine günler öncesinden planlanan organize bir suikast olduğu değerlendirildi.

Dosyada yer alan bilgilere göre saldırı, Şişli Büyükdere Caddesi üzerinde yoğun trafik saatinde gerçekleşti. Avukat Serdar Öktem’in aracı trafikte ilerlerken, sahte plakalı bir araç yanına yaklaşarak yolu kesti. Araçtan inen yüzleri maskeli dört kişi, uzun namlulu silahlar ve tabancalarla Öktem’in bulunduğu araca yoğun şekilde ateş açtı. Ağır yaralanan Öktem, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular, saldırıda iki adet AK-47 tipi silah ve iki tabancanın kullanıldığını ortaya koydu. Olayın ardından saldırganların Arnavutköy’deki ormanlık bir alana kaçtıkları, burada silahları ve olayda kullanılan diğer materyalleri gizledikleri belirlendi. Bu durum, eylemin profesyonel şekilde planlandığına dair önemli bir delil olarak dosyada yer aldı.

İddianamede dikkat çeken bir diğer unsur ise cinayetin ardından sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar oldu. Bazı hesaplardan yapılan açıklamalarda, daha önce yurtdışında öldürülen bir suç örgütü yöneticisinin intikamının alındığı iddia edildi. Bu paylaşımlar, savcılık tarafından iki ayrı suç örgütünün eylemde birlikte hareket ettiğine dair dolaylı delil olarak değerlendirildi.

Savcılık, Öktem’in hedef alınma nedenine ilişkin de önemli tespitlerde bulundu. Buna göre Öktem’in, farklı suç örgütleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin avukatlığını yaptığı ve bu nedenle rakip gruplar tarafından hedef olarak seçildiği öne sürüldü. İddianamede, bu cinayetin yalnızca bireysel bir husumet değil, aynı zamanda karşı tarafı zayıflatmaya yönelik stratejik bir hamle olduğu ifade edildi.

Soruşturma dosyasında yer alan teknik veriler, saldırının detaylı bir takip süreci sonunda gerçekleştirildiğini ortaya koydu. Şüphelilerin olaydan günler önce Öktem’in yaşadığı yer ve iş çevresinde keşif yaptıkları, telefon sinyal kayıtları ve kamera görüntüleriyle tespit edildi. Ayrıca Esenyurt’ta bir hücre evinde kaldıkları belirlenen şüphelilerin, eylem günü sabah saatlerinden itibaren hareket halinde oldukları ifade edildi.

İddianamede sahte plaka ve çalıntı araç kullanımına da geniş yer verildi. Saldırıda kullanılan araçların gerçek plakalarının değiştirildiği, internet üzerinden alınan plaka bilgileriyle sahte kimlik oluşturulduğu tespit edildi. Bu durum, resmi belgede sahtecilik suçlamasının temel dayanaklarından biri olarak dosyaya yansıdı.

Şüphelilerden Faruk Efe’nin ifadesi de iddianamede önemli bir yer tuttu. Efe, kendisine yurt dışından ulaşıldığını ve sadece araç takibi yaptığını öne sürdü. Ancak savcılık, Efe’nin telefonunda bulunan yazışmalar ve fotoğrafların bu savunmayla çeliştiğini belirtti. Özellikle “Adamın peşindeydim” ve “Ben düşürdüm” şeklindeki mesajlar, şüphelinin olayda aktif rol aldığını gösteren önemli kanıtlar arasında yer aldı.

Dosyada ayrıca yaşları küçük olan iki şüphelinin de saldırıda yer aldığı bilgisi dikkat çekti. Savcılık, suç örgütlerinin gençleri özellikle sosyal medya aracılığıyla etkileyerek bu tür eylemlerde kullandığını vurguladı. Bu durum, yeni nesil suç yapılanmalarının yöntemlerine dair çarpıcı bir örnek olarak değerlendirildi.

İddianamenin sonuç bölümünde, Serdar Öktem’in daha önce de hedef alındığına dair bilgilere yer verildi. Bazı ifadelerde, geçmişte benzer bir saldırı planının bulunduğu ve bu nedenle güvenlik önlemlerinin gündeme geldiği belirtildi. Ancak tüm bu önlemlere rağmen 6 Ekim’deki saldırının önlenememesi dikkat çekti.

Savcılık, olayın tamamen planlı bir cinayet olduğu kanaatine vararak, şüphelilerin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca örgüt faaliyetleri, silah kullanımı ve sahtecilik suçlarından da ayrı ayrı cezalar istendi.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekonet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Trump’tan İran’a Şok Teşekkür! Hürmüz Kararı Dünya Gündeminde

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı ticari gemi geçişlerine yeniden açma kararının ardından dikkat …

Bir yanıt yazın