Putin ve Hamas nasıl DEAŞ oluyor, Siyonist İsrail ile ABD, DEAŞ olmasın mı?

Aziz Dağtekin Yazdı

Ne garip olmuş insanlar. Dün kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olanlar, bugün soykırıma başvurarak, topraklarını büyüterek hak iddia ediyor.

Gazze’de İsrail’in yapmış olduğu katliam ve soykırımlarla insanlık tarihinin en ağır dramlarından biri yaşanıyor. İsrail, kadın, çocuk demeden masum sivilleri katlediyor, sağır dünya seyrediyor. Katil İsrail, bir devlet gibi değil, terörist kafasıyla hastaneleri, okulları, ibadethaneleri bombalayarak savaş suçu işliyor. Ne haizdir ki, kimliğini soykırımla mücadele etmeye borçlu olan İsrail, bugün soykırıma başvurarak hak iddia etmeye çalışması bize iyi ki Hitler varmış sözünü söyletmeyi haklı kıldırıyor.

Gazze’de sosyal tesis, hastane, kilise, cami ayırımı yapmadan bu mabetlere saldıran, buraları ABD’nin verdiği bombalarla döven İsrail, insanlığını kaybettiği gibi, bu kaybı göremeyen tepki koyamayan adı BM olduğu halde bir türlü birleşemeyen milletlerin adı birleşmiş milletler olsa dahi neye yarıyor? ABD, istediği gibi her alanda at koşuşturuyor. Demek istediğimiz odur ki, teröristlerle kol kola giren ABD, eğer İsrail bizim partnerimiz olmasaydı orada başka partnerler de bulurduk demekten kendilerini alı koyamıyor. Bu ne anlama geliyor?

Ben istediğim zaman, istediğim türden terörist üretir, istediğime istediğim kadar mali ve teknik destek veririm anlamı taşıyor. En nihayetinde bunu dün gece Biden’ın ağzından da duymuş olduk. Ulusa sesleniş konuşmasında ne diyor Biden? Hamas, DEAŞ’tır, Putin’dir deyip İsrail’in katliamlarını nefsi müdafaa olarak algılandırmak istiyor. Oysa aynı ABD, Türkiye’nin bekasını tehdit eden eğitip donattığı finanse ettiği YPG’yi terörist olarak görmek istemiyor. İsrail’in katliam yapmasına göz yumuyor, onlara destek veriyor, Türkiye’de PKK/YPG bombaları patladığı zaman müttefikimiz Türkiye’nin yanındayız, istediği kadar mühimmat vermeye, bu terör örgütünü yok etmeye hazırız diyemiyor, diyemez de!..  Çünkü ABD, bu algılarla ve paradigmalarla yanlışlarını, ürettiği teröristi masum  ve mağdur gösterip dünya milletlerine kabul ettirmek istiyor.

Bu nasıl bir mantıktır ki, Rus Lider Putin ile kendisinin doğurduğu DEAŞ ile aynı pakete konulabiliyor? Putin de Hamas da topraklarını korumak için Siyonizme baş kaldırıyorlar. DEAŞ ise ABD’nin kurduğu finanse ettiği, menfaatlerini büyütmek için geliştirdiği uyduruk ama İslam dünyasını kötülemek için kurduğu cani bir terör örgütüdür. DEAŞ da İsrail de kandan beslenen kardeş terör örgütleridir. İsrail, sığınmacı olarak girdiği Filistin’de topraklarını yaptığı  tacizler ve soykırımlar yoluyla büyütmüştür.  İsrail eğer devlet gibi hareket etseydi Hamas bu saldırıları gerçekleştirmiş olamazdı. Keza Putin de öyle! Putin “uyduruk NATO’nuzla güvenliğimi tehdit ediyorsunuz, Ukrayna’yı ittifakınıza almayın” dedi.  Kandan beslenen ABD ne yapıyor? Şeytani planlarla dünya barışını tehdit ediyor. Dünyayı kana bulamak isteyen ABD’nin bunak başkanı kafasına göre uydurduğu iki dost ve iki düşman ile binlerce masum insanın kanını emdiği gibi, silah sanayisini canlı tutmak için uyduruk savaşlar çıkartıyor. Tıpkı ikiz kuleleri kendilerinin vurduğu gibi.

Birinci ve ikinci dünya savaşları niçin kimler tarafından çıkarıldı. İslam dünyası mı bu savaşları çıkardı?  Bir cihan imparatorluğunu yıkmak için bütün Siyonistler birleşti. Tıpkı bugün katliamcı İsrail’in katliamlarını alkışlayıp bizde yanınızdayız dedikleri  gibi. Sırası gelmişken, bunları da söylemeden geçmek doğru olmaz. ABD ve Batı hatta Siyonist İsrail kendilerini bir yalan içerisine yerleştirmişler. O yalan içerisinde “iyi olan, asil olan, yardımsever olan her şeyde bizler varız.” diyorlar. Oysa gerçek bu değil. İnanıyorum ki, 0 Batılılar dünyayı fikirlerinin, değerlerinin ve dinlerin mükemmelliğiyle fethettiklerini sanıyorlar. Halbuki bunlar yalnızca ve yalnızca acımasızca zor kullandılar. İsrail’de olduğu gibi, yaktılar, yıktılar, katliam yaptılar adına da medeniyet dediler. O tek dişi kalmış medeniyet dedikleri canavarlar, 6 milyon Yahudi’yi öldürdüler. 6 milyon Yahudi’yi öldüren Müslümanlar değildi. Aynı inancın insanlarıydı. Daha ciddi olmak gerekirse; Haçlı Seferleri’nde 4 milyon kişiyi öldüren, sömürgeleştirme döneminde 50 milyon insanı öldüren, 1. ve 2. Dünya Savaşlarında 70 milyon insanı öldüren, 6 milyon Yahudi’yi öldüren Müslümanlar değildi. İşte İslam’ın farkı burada. İslamiyet “Öldürmeyeceksin, yaşatacaksın” diyor. ABD, AB ve İsrail aksini hayata uyguluyor. İnatla “Öldüreceksin” diyor.

Canavar ruhlu Siyonistler yapmayın etmeyin! İslam düşmanlığını bırakın. Birbirinizi yemek için İslam dünyası üzerinden kiralık beyinlerinizle oyun kurmayın. İslam dünyasını doyumsuz hırslarınıza kurban etmeyin. Artık hiçbir ayıp uzun süre saklı kalamıyor. Batma noktasına gelen ABD, ayakta kalabilmek için çöreklendiği Doğu Akdeniz’den dünya barışı için derhal çıkarılmalıdır. Bağımsız Filistin devletinin kurulması için kasap Netanyahu’nun yularını kısa tutmalıdır. Bağımsız ve özgür Filistin’in kurulduğunu deklare etmeli ve ilk tanıyan kendisi olmalı ve diğer partnerlerini de Filistin’i tanımalarına zorlamalıdır.

Bunu yapamayacaklar. ABD dünyayı uyutmaya ve oluşturduğu güçlü algılarla kandırıp stoktaki silahları satıp silah sanayisini canlı tutmayı hedeflemektedir. Uluslararası kamuoyunun bu gerçekler ışığında ABD’nin çıkarlarına değil dünya barışına hizmet için harekete geçmesi, Filistin’de, Ukrayna’da, Suriye’de, Afganistan’da Arakan’da kısacası zulüm altındaki bütün mazlumların olduğu her yerde barışın ve adaletin acilen tesis edilmesi gerekiyor. Eğer tarihin en güçlü devletiysen barıştan yana olmalısın kan içen ve içicilerden değil. Lafla büyük devlet olunmuyor.

Büyüklük silah gücünde, toprakta değil, öz benlikte olmalıdır. İşte büyük Türk milletini büyük kılan da budur. Türk’ü zalimlerden ayıran en büyük özelliklerinden biri mazlumların gür sesi olmasıdır. Türk, mazlumun ırkına, diline ve dinine bakmaz, mazlumu mazlum olarak görür onlara kol kanat gerir. Çünkü dinimiz ile devlet kültürümüz zalim Müslüman, mazlum gayrimüslim olsa bile bizim nakış açımız aynıdır. İnancımız ve devlet aklımız, dinine, ırkına bakmadan zalime karşı mazlumun hakkını korumayı, onun yanında yer almayı emreder. Bizim inancımız ve devlet olma kültürümüz bu kadar insana saygı gösteren bir dindir. Bütün dünya bunu net olarak bilmeli, Türk’ün bu üstünlüğünü kendilerine şiar edinmelidirler. Zulme uğrayan insanlar Müslüman diye onları görmezden gelen katliamcı ABD ile İsrail ve bunlara arka çıkan zalimler utansın. Bu bilgiler ve inancımız ışığında insanlığını yitirmeyen tüm dünya insanlığına sesleniyorum ve herkesi zalimin karşısında, mazlumun yanında olmaya davet ediyorum. Hitlerin soykırımına uğrayan İsrail, soykırımın ne olduğunu senin daha iyi bilmen lazımken bakıyorum tarihten hiç ders almamışsın. Unutmayın, zulümle abat olanın sonu berbat olur.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Haydi 20-21 Nisan’da kafe ve restoranlara boykota

Restoran ve kafelerdeki fiyatların fahiş oranda artmasına tepki yağıyor. Sosyal medyada dile getirilen tepkiler dalga …

Bir yanıt yazın