#Leyla’ya mektup!

Körpecik yaşta hayata doymadan, seni hunharca katlettiler Leyla.
Bu katillere karşı toplumsal bütünlük sağlayamadık, tek ses olamadık Leyla.
Bir kedi ve sökülen 2 ağaç için gür ses olan yakıp yıkanlar sana ve Eylül’e karşı yapılan kıyıma yine sessiz kaldılar Leyla.
İnsanlığımızdan, sana ve Eylül’e yapılan bu hunharca saldırıdan utanır hale geldik ama, bazı utanmazlar yine sessiz kaldılar Leyla.
Seni, Eylül’ü ve diğer körpe canları sadist, insanlıktan nasibini alamamış bu canilere karşı koruyamadık, sana sahip çıkamadık. Hakkını helal et Leyla.
Kanunlarımız yetersiz, senin gibi çocuklar ve cennetin ayakları altında olduğu anneler sahipsiz ve korumasız Leyla.
Siyasi büyüklerin yine gür bir sesle Eylül’e kıyan caniler için “hadımlık” yasasını çıkaracaklarını söyledikleri günden bir gün sonra senin cansız bedenin bizi kahır-ı perişan eyledi Leyla.
Ne yazık ki Eylül bizi yaktı, sen bizi kavurdun Leyla.
Sen dünyanın çirkin yüzünden habersiz güler yüzlü bir melektin. Unutma ki senin gibi meleklere kıyanlara da insan deniliyor. Ne acıdır ki, sana kıyan melekten yüce, hayvandan aşağı olan caniler aramızda elini kolunu sallayıp duruyor leyla.
Sana Eylül’e ve diğer körpe canlara kıyan caniler için idam istiyoruz idam Leyla.
Dokunulmazlık siyasilere değil, sizin gibi körpe ve melek yüzlü günahsız masum çocuklarımıza gelmeli leyla.
Sana ve kederli ailene şu dörtlükle veda etmek istiyorum Leyla:
Yazımı kışa çevirdin
Karlar yağdı boşa #Leyla,
Viran oldu evim yurdum
Ne söylesem boşa #Leyla.
NOT: Cürmün cezası o cürmü caydırıcı şiddette olmalıdır. Yani İDAM edilmelidir. Zamanla toplumda bazı cürümler hafifleyebilir ve cezası da insana ağır gelebilir. Unutulmamalıdır ki zamandan bağımsız bir çocuğa karşı işlenen böyle bir suç hep kısık bir sesle infial uyandırmış ve maşeri vicdanda hep en şiddetli şekilde ceza talep edilmiştir ama zaman aşımından unutulup gidilmiştir.
Siyasi büyüklerimize milletvekillerimize çağrımızdır. Kendiniz için bir gecede kanunlar çıkardınız. Eylül’ümüze, Layla’mıza kıyan devletimize hainlikle el uzatan bu caniler için neden İdam cezası çıkarmazsınız. Kimden ne korkumuz var? Gelin toplumun bu kısık seslerine kulak veriniz. “İDAM”ı geri getiriniz.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Varlığı tartışılan Muhtarlık görevi imamlara devredilsin

Aziz Dağtekin Yazdı Muhtarlık artık önemini yitiren bir kurum haline gelmiştir. Muhtarlık kurumunun 5 yıllık …

Bir yanıt yazın