Bahçeli’nin Tarihi Hamlesi ve Terörsüz Türkiye Yolunda Risk Alan Liderlik!

Aziz Dağtekin Yazdı


Siyaset bazen tercih meselesidir. Partiler değişir, aktörler değişir, konjonktür değişir. Ancak bazı duruşlar vardır ki zamana göre şekil almaz; zamanı şekillendirme iddiası taşır. İşte Milliyetçi Hareket Partisi benim için tam da bu noktada durmaktadır: Günlük, aylık, yıllık bir tercih değil; bir dava, bir şuur ve bir devlet iddiasıdır.

MHP, kızıp küseceğimiz, kırılıp uzaklaşacağımız bir adres değildir. Çünkü MHP üç beş simadan ibaret bir yapı değil; bir fikrin, bir sadakatin ve bir tarih bilincinin adıdır. Bu hareket, devlet-i ebed-müddet anlayışını siyasi literatürün nostaljik bir kavramı olmaktan çıkarıp, güncel siyasetin merkezine yerleştiren bir iradeyi temsil eder.  Bugün Terörsüz Türkiye hedefi etrafında şekillenen söylem de bu iradenin devamıdır.

RİSK ALMAYAN SİYASETÇİ, İZ BIRAKMAZ

Terörsüz Türkiye ifadesi sıradan bir politik slogan değildir. Bu söz, yıllardır güvenlik ekseninde sürdürülen mücadelenin artık sonuç alma aşamasına taşındığı iddiasıdır. Ve bu iddiayı yüksek sesle dile getirmek, konforlu bir siyaset tarzı değildir.

Milliyetçi tabanın güvenlik ve beka konusundaki hassasiyeti herkesçe bilinir. Tam da bu nedenle böyle bir hedefi ortaya koymak, ciddi bir sorumluluk ve bilinçli bir risk demektir. Devlet Bahçeli’nin yaptığı budur: Günü kurtarmaya değil, süreci tamamlamaya talip olmak.

Siyasette en kolay yol, mevcut refleksleri tekrar etmektir. En zor olan ise süreci yönetmek, sonucu tarif etmek ve bunun siyasi maliyetini göze almaktır. Bahçeli’nin liderliği tam da burada ayrışmaktadır. Yanlış anlaşılma ihtimalini bilerek, oy kaybı kaygısını gütmeyerek, geri adım atmamak, stratejik dili sabırla kurmak ve tarihi sorumluluğu siyasi konforun önüne koymak… Bu, popülizm değil; liderliktir.

LİDERİN DİLİNİ OKUMAK

Bahçeli’nin siyaseti çoğu zaman yüzeysel sloganlarla okunamaz. O, anlık tepki üreten bir siyasetçi değil; uzun vadeli strateji kuran bir liderdir. Kurduğu dil çoğu zaman semboliktir, çok katmanlıdır ve devlet aklını esas alır.

Milliyetçilik sadece refleks değildir. Milliyetçilik, devletin güvenlik mimarisini, bölgesel dengeleri ve uzun vadeli planlamayı kavrayabilme kapasitesidir. Eğer bir lider Terörsüz Türkiye diyorsa, bu mücadeleden vazgeçmek değil; mücadelenin nihai aşamasını işaret etmektir.

Liderin attığı her adımı ilk anda taviz ya da geri adım olarak okumak, stratejik derinliği göz ardı etmektir. Oysa güçlü liderlik bazen sabır ister, bazen sessizlik, bazen de riskli görünen cesur hamleler. Tarih, güvenli alanlarda bekleyenleri değil; risk alabilenleri yazar.

ELEŞTİRİ AYRI, GÜVENSİZLİK AYRI

Elbette siyaset tartışma zeminidir. Fikir ayrılıkları olabilir. Ancak eleştiri ile güvensizlik arasındaki çizgi iyi korunmalıdır. Uzun yıllar boyunca devlet ve millet ekseninde net bir duruş sergilemiş bir liderliğin, bir anda temel ilkelerden uzaklaşacağı varsayımı gerçekçi değildir.

MHP’nin gücü, sadece söyleminden değil; tutarlılığından gelir. Bu hareket, şartlara göre yön değiştiren bir yapı olmamıştır. Tam tersine, şartları kendi ilkeleri doğrultusunda etkilemeye çalışan bir siyasal irade ortaya koymuştur. Benim için MHP’nin vazgeçilmez oluşu tam da buradan kaynaklanır. Bu bir duygusal bağlılık değil; bilinçli bir sadakattir. Çünkü MHP, tercih edilen bir seçenek değil; sahip çıkılan bir davadır.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ

“Terörsüz Türkiye” söylemi bir temenni değildir. Bu, güvenlik mücadelesinin geldiği aşamaya duyulan özgüvenin ifadesidir. Sürekli kriz diliyle siyaset üretmek yerine, sonucu tarif eden bir dil kurmak zayıflık değil; belirleyici aktör olma iddiasıdır.

Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu liderlik, risk alan ama rotasını kaybetmeyen bir liderliktir. Taban hassasiyetini bilerek konuşmak, yanlış anlaşılma ihtimalini göze almak ve siyasi maliyet riskini üstlenmek kolay değildir. Ancak unutulmamalıdır: En güvenli siyaset, hiçbir risk almamaktır. Ve hiçbir risk almayanlar, tarihte iz bırakmaz.

BİR TERCİH DEĞİL BİR İRADE

Benim için MHP; kırılgan bir siyasi bağ değil, köklü bir şuurdur. Günlük tartışmaların ötesinde, devletin bekasını önceleyen bir anlayıştır. Kızıp küseceğimiz, geçici tepkilerle terk edeceğimiz bir adres değildir. Çünkü mesele şahıslar değil; manadır. MHP benim için üç beş isim değil; bir ülküdür. Günlük hesap değil; tarihsel sorumluluktur.

Terörsüz Türkiye iradesinin arkasında durmak, sadece bir siyasi lideri desteklemek değildir. Bu, güçlü, güvenli ve istikrarlı bir Türkiye idealine sahip çıkmaktır.  Ve ben, Aziz Dağtekin olarak, bu idealden vazgeçmeyi bir seçenek olarak görmüyorum. Çünkü dava, tercih değil; karakter meselesidir.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında devir teslim sonrası Meclis’te gerginlik

Adalet Bakanlığı görevine atanan Akın Gürlek ile İçişleri Bakanlığı görevine getirilen Mustafa Çiftçi, Türkiye Büyük …

Bir yanıt yazın