Kurultay Tartışmaları Büyüyor: Mahkemeden Yeni Ara Karar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile bağlantılı yürütülen soruşturmalar kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan Adem Soytekin’in, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin davada da tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dava, alınan ara karar doğrultusunda 1 Temmuz 2026 tarihine ertelendi.

Söz konusu dava, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde düzenlenen 38. Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddialarına dayanıyor. Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanık hakkında, “oylamaya hile karıştırma” suçlamasıyla yargılama sürüyor. Sanıklar için 3 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Duruşmada taraf avukatları hazır bulunurken, sanıklardan Baki Aydöner ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunma yaptı. Mahkeme hakimi, dosyaya giren yeni belgeleri okuduktan sonra taraflara söz verdi.

Lütfü Savaş’ın avukatı Onur Yusuf Üregen, bir önceki duruşmada alınan karara rağmen sanık Özgen Nama’nın ifade vermek üzere mahkemeye katılmadığını hatırlattı. Üregen, davanın yalnızca teknik bir usulsüzlük meselesi olmadığını, demokratik sürece müdahale iddiası taşıyan ciddi bir suçlama içerdiğini savundu. Kurultay sürecinde bazı delegelere sistematik biçimde maddi menfaat sağlandığını öne süren Üregen, bu durumun oy iradelerini etkilediğini ve seçim sonucunun meşruiyetini zedelediğini ifade etti.

Avukat Üregen ayrıca, müvekkilinin herhangi bir kişisel çıkar gözetmeden hareket ettiğini ve sürecin siyasi etik açısından değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Dava dosyasındaki tanık ifadeleri ve diğer delillerin, iddiaları destekler nitelikte olduğunu öne sürerek sanıkların cezalandırılmasını talep etti.

Sanık Özgen Nama’nın avukatı ise müvekkilinin sağlık sorunları nedeniyle duruşmaya katılamadığını, bir sonraki celsede hazır bulunacağını bildirdi.

Savunma yapan sanık Baki Aydöner, daha önce detaylı ifade verdiğini belirterek, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu ileri sürdü. Özellikle bazı tanıkların ifadelerinde tutarsızlıklar bulunduğunu iddia eden Aydöner, hakkında ortaya atılan suçlamaları kabul etmediğini ve beraatini talep ettiğini söyledi. Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımların da yargı sürecini etkileyebileceğini savundu.

Aydöner’in avukatı Aysun Okur da tanıklardan birinin, mahkeme süreci devam ederken basına açıklamalarda bulunduğunu ve bu durumun tarafsızlık ilkesine zarar verdiğini belirtti. Tanık beyanlarının güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini ifade eden Okur, müvekkilinin beraatini istedi.

Tanık olarak dinlenen E.A. ise kurultay delegesi olduğunu belirterek, süreçte herhangi bir maddi çıkar ilişkisine tanık olmadığını dile getirdi. Kendisinin tehdit edildiğini öne süren tanık, buna rağmen kurultayda rüşvet veya çıkar temelli bir durum gözlemlemediğini ifade etti.

Dava kapsamında eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “mağdur” sıfatıyla yer aldığı da dikkat çekiyor. Bu durum, davanın parti içi dengeler açısından da önemli bir boyut taşıdığını ortaya koyuyor.

Cumhuriyet savcısı, Özgen Nama’nın savunmasının alınması için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ederken, İBB bağlantılı dosyada adı geçen Adem Soytekin’in de tanık olarak dinlenmesini istedi. Mahkeme, bu talebi kabul ederek Soytekin’in beyanının alınması için ilgili mahkemeye yazı yazılmasına karar verdi.

Ekrem İmamoğlu’nun avukatı ise Soytekin’in bu dava ile doğrudan bağlantılı olmadığını savunarak tanık olarak dinlenmesine itiraz etti. Ayrıca bazı kişilerin tanık olarak çağrılması ve parti içi ihraç kararlarına ilişkin belgelerin talep edilmesi yönünde ek taleplerde bulundu.

Mahkeme heyeti, eksik hususların giderilmesi ve Özgen Nama’nın ifadesinin alınması için duruşmayı 1 Temmuz 2026 tarihine erteledi.

Davanın geçmişi incelendiğinde, sürecin yalnızca 2023 kurultayıyla sınırlı olmadığı görülüyor. 2025 yılında gerçekleştirilen 21. Olağanüstü Kurultay da tartışmaların bir parçası haline gelmiş durumda. Daha önce farklı mahkemelerde açılan davalar, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde birleştirilmişti.

Öte yandan dava sürecinde “mutlak butlan” tartışmaları da gündeme geldi. Davacılar, kurultayda yapılan işlemlerin hukuken geçersiz sayılması gerektiğini savunurken, delegelerin iradesinin rüşvet ve baskı yoluyla sakatlandığını iddia ediyor.

1 Nisan’da yapılan son duruşmada da benzer tartışmalar yaşanmış ve Özgen Nama’nın bir sonraki celsede ifade vermesine karar verilmişti. Bugünkü gelişmelerle birlikte davanın seyri daha da kritik bir aşamaya girmiş oldu.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekonet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Hürmüz Boğazı’nda Gerilim Zirvede: Ateşkes Bitiyor mu?

İran ile ABD arasında tırmanan gerilimle ilgili ortaya atılan son iddialar, bölgedeki kırılgan dengelerin yeniden …

Bir yanıt yazın