Aziz Dağtekin ile Pazar Sohbeti
Bu sabah yeryüzü yine sessizce dönüyor. Güneş yine doğdu. Kuşlar yine ötüyor. Ve insan… Evet insan… Yaratılmışların en şereflisi olan insan yine bir imtihan sabahına uyandı.
Allahü Teâlâ, sayısını yalnızca kendisinin bildiği 18 bin âlem içinde bir varlığı muhatap aldı: İnsanı…
Taşı değil…
Dağı değil…
Denizi değil…
Meleği bile değil…
İnsanı…
Ve ona dedi ki: “Ben seni boşuna yaratmadım.”
Sana akıl verdim. Vicdan verdim. Merhamet verdim. Kalp verdim. Secde edebilesin diye alın verdim.
Senden saray istemedim.
Senden servet istemedim.
Senden güç istemedim.
Sadece kulluk istedim…
Namazla huzuruma gelmeni istedim.
Oruçla nefsini terbiye etmeni istedim.
Zekâtla kardeşini unutmamanı istedim.
Yalanı terk etmeni istedim.
Harama el uzatmamanı istedim.
Yetimin başını okşamanı istedim…
Ve en önemlisi…
İnsanı sevmeni istedim…
Çünkü insan, Allah’ın yeryüzündeki en büyük emanetidir.
Bugün etrafımıza baktığımızda garip bir tablo görüyoruz…
Evlerde en güzel köşeler hayvanlara ayrılıyor.
En kaliteli mamalar alınıyor.
En pahalı veterinerler bulunuyor.
Ama aynı apartmanda aç yatan bir komşunun kapısı çalınmıyor…
Bir sokak hayvanının başı okşanıyor ama bir yetimin başı okşanmıyor…
Bir köpeğin susuz kalmasından korkuluyor ama bir yaşlının yalnız ölmesinden korkulmuyor…
Bir kedi için gözyaşı dökülüyor ama Gazze’de, Suriye’de, Afrika’da açlıktan ölen çocuklar için kalp titremiyor…
Bu bir merhamet değildir…
Bu, merhametin yönünü kaybetmesidir…
Merhamet, önce insandan başlar…
Çünkü Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed şöyle buyurdu: “İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.”
Dikkat edin…
Hayvanlara değil demiyorum…
Ama önce insanlara…
Elbette hayvana merhamet edelim.
Elbette bir canlıyı incitmeyelim.
Elbette Allah’ın yarattığı hiçbir cana zulmetmeyelim…
Ama insanı unutarak değil…
Bir kediye mama verirken, aç bir insanı görmezden geliyorsak, orada bir eksiklik vardır…
Bir köpeğe sevgi gösterirken, anne babamıza bir telefon açmıyorsak, orada bir kopuş vardır…
Çünkü mesele hayvanı sevmek değil…
Mesele, insanı unutmamaktır…
Bugün kendimize şu soruyu soralım:
En son ne zaman bir fakirin kapısını çaldım?
En son ne zaman bir yetimi sevindirdim?
En son ne zaman bir yaşlıya “Nasılsın?” dedim?
Unutmayalım…
Allah bizim mama faturamızı değil…
Kalbimizin merhametini soracak…
Allah bizim evcil hayvan sevgimizi değil…
Kul sevgimizi soracak…
Allah bize şunu soracak:
“Benim için ne yaptın?”
İşte o gün ne mal konuşacak…
Ne makam konuşacak…
Ne alkış konuşacak…
Sadece kalp konuşacak…
Ve kalpte kim varsa, insan mı, nefis mi, yoksa sadece dünya mı…
Bugün hâlâ fırsat var…
Bugün hâlâ kapısını çalabileceğin bir fakir var…
Bugün hâlâ gönlünü alabileceğin bir insan var…
Bugün hâlâ kazanabileceğin bir ahiret var…
Unutma!…
Hayvan sevgisi güzeldir…
Ama insan sevgisi, kulluğun özüdür…
Kalbinin yönünü kaybetme…
Çünkü yönünü kaybeden, sonunda kendini kaybeder…
Ekonet Haber Taraftar Değil Haberciyiz