İran Kaynıyor mu? Halkın Öfkesi mi, Emperyal Senaryonun Perdesi mi?

| ANALİZ HABER | İran bir kez daha sokaklarda. Alevlenen protestolar, artan ölü sayıları, ekonomik darboğaz ve rejim karşıtı sloganlar… Ancak asıl soru şu: Bu öfke kimin öfkesi, bu senaryo kimin kaleminden çıktı?

Ülke genelinde 27 eyalete yayılan protestolar, yalnızca hayat pahalılığıyla açıklanamayacak kadar organize, zamanlaması ise fazlasıyla manidar. Amerikan merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Ajansı’nın verileri, Batı medyasının alışıldık refleksiyle servis ediliyor: Rakamlar, görüntüler, dramatik başlıklar… Ardından sahneye tanıdık bir isim çıkıyor: Rıza Pehlevi.

Sürgündeki Veliaht ve Tanıdık Çağrı

1979’da İran’dan kovulan şah rejiminin varisi Rıza Pehlevi, ABD ekranlarından İran halkına sesleniyor:
“Şimdi ayağa kalkma zamanı.”

Bu çağrı yeni değil. Yıllardır aynı merkezlerden, aynı cümlelerle, aynı vaatlerle tekrarlanıyor. Ancak bu kez ton daha sert, umut daha iddialı. “Rejim çöküyor”, “geçiş sürecine hazırız” deniliyor. Peki sorulması gereken asıl soru şu: Kim hazırlıklı? İran halkı mı, yoksa bu süreci tasarlayan küresel aktörler mi?

ABD Neden İran’ı İstiyor?

Washington’un İran’a ilgisi ne demokrasiyle ne de insan haklarıyla başladı.
Mesele net:

  • Enerji kaynakları,
  • İsrail’in güvenliği,
  • Çin ve Rusya’yı çevreleme stratejisi,
  • Ve Orta Doğu’da kontrol edilemeyen son büyük aktörün dizginlenmesi.

İran, ABD için yalnızca “rejim sorunu” olan bir ülke değil; itaat etmeyen bir merkez, teslim olmayan bir jeopolitik düğüm. Bu yüzden yaptırımlar yetmediğinde sokaklar konuşur, ekonomik kriz derinleştirilir, ardından “alternatif liderler” vitrine çıkarılır.

Şahlar İran’a Ne Kattı?

Bugün Rıza Pehlevi “demokratik geçiş”ten söz ediyor.
Ancak İran halkı şunu unutmuyor:

  • SAVAK işkencelerini,
  • ABD ve İsrail güdümlü baskı rejimini,
  • Halktan kopuk, saray merkezli yönetimi,
  • Yeraltı zenginliklerinin Batı’ya peşkeş çekilmesini.

Şah dönemi İran’a özgürlük değil, itaat getirdi. Kalkınma değil, bağımlılık getirdi. Peki şimdi sorulması gereken soru açık:
İsrail’le poz veren, Netanyahu’nun “sıkı dostu” olan bir Pehlevi, İran halkına ne vaat ediyor?

İsrail’in Gölgesi, Kukla Endişesi

Rıza Pehlevi’nin İsrail’le kurduğu yakın ilişkiler sır değil.
Ağlama Duvarı’nda verilen pozlar, Netanyahu ile samimi görüntüler, Yahudi lobileriyle kurulan güçlü bağlar…

İran halkı şu soruyu sormakta haklı:
Bu mu bağımsızlık?
Bu mu ulusal onur?

İsrail’in bölgeyi kana buladığı bir dönemde, Tel Aviv’in dostu olan bir figürün Tahran’da meşruiyet bulması mümkün mü?

CIA Sahada mı?

Ortadoğu tecrübesi olan herkes bilir:
Bir ülkede ekonomik kriz derinleşiyor, döviz sübvansiyonları kesiliyor, halk sokağa dökülüyor ve ardından “sürgündeki kurtarıcı” ortaya çıkıyorsa, orada yalnızca halk yoktur.

Bugün İran’da:

  • Dijital propaganda hızlandı,
  • Sosyal medya koordinasyonu arttı,
  • Batı medyası tek ses oldu.

Bu tablo, CIA’nin tanıdık rejim değişikliği el kitabını hatırlatıyor. Irak’ta, Libya’da, Suriye’de görülen senaryonun İran versiyonu mu sahnede?

İran Halkı Gaza Gelecek mi?

İşte kırılma noktası burada.
İran halkı rejimden memnun olmayabilir.
Ama bu, başka bir boyunduruğu kabulleneceği anlamına gelmez.

Tarih şunu defalarca gösterdi:
Emperyalizm, öfkeyi kullanır ama bedelini halk öder.

Bugün İran sokaklarında yankılanan sesler gerçek olabilir; fakat o seslerin yönünü tayin etmek isteyenlerin niyeti son derece karanlıktır.

Bu mesele yalnızca İran’ın meselesi değil.
Bu, egemenlik mi, vesayet mi sorusudur.
Bu, halk iradesi mi, küresel mühendislik mi tartışmasıdır.

İran ya kendi geleceğini kendi belirleyecek,
ya da başkalarının çizdiği bir “özgürlük ambalajı” içinde yeni bir esarete sürüklenecek.

Ve tarih, bir kez daha soracak:
Halk mı kazandı, yoksa senaryo mu?

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekonet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Ankara’da Günlerdir Süren Su Kesintilerine Vatandaştan İlginç Çözüm

Ankara’da uzun süredir devam eden su kesintileri, başkentlilerin günlük yaşamını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Sürekli …

Bir yanıt yazın