Dünya Osmanlısızlık Sendromunda

Aziz DAĞTEKİN Yazdı


1522…

Akdeniz’in kalbi sayılan Rodos, Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle fethedildi. 70 bin şehidin kanıyla. Sadece bir ada değil, Doğu Akdeniz’in kilidi alındı. Ardından 12 Ada… Osmanlı, Adalar Denizi’nin (Ege’nin) tartışmasız hâkimi oldu.

Tam 401 yıl

Dile kolay. Dört asır boyunca bu adalar Osmanlı mülküydü. Deniz güvenliydi. Ticaret emniyetteydi. Farklı dinler, farklı milletler aynı sancak altında huzur buluyordu.

Sonra ne oldu?

BİR İMPARATORLUĞUN GERİ ÇEKİLİŞİ

1912…
Trablusgarp Savaşı sırasında İtalya fırsatı gördü. Osmanlı Balkan cephesinde sıkışmıştı. Uşi Antlaşması ile adalar “geçici” olarak bırakıldı.

Geçici…

Tarihin en ağır kelimelerinden biridir bu. Çünkü geçici diye başlayan birçok şey kalıcı oldu.  Ardından Birinci Dünya Savaşı. İtalya saf değiştirdi. Fiilî işgal hukuki zemine dönüştü.
1923’te Lozan Antlaşması masasında Rodos ve 12 Ada talep dahi edilmeden İtalya’ya bırakıldı. Bir hak savunulmadan kaybedildi.

KAÇIRILAN FIRSATLAR

İkinci Dünya Savaşı’nda adalar bu kez Alman işgaline girdi. Savaşın sonuna doğru Almanya’nın Türkiye’ye adaları teklif ettiği bilinir. Kabul edilmedi.

1946 Paris Konferansı… Türkiye davetliydi. “Savaşa aktif katılmadık” gerekçesiyle masaya güçlü bir talep konulmadı. Ve sonuçta 1947’de adalar savaş tazminatı olarak Yunanistan’a verildi. Yunanistan, tarihinde hiç sahip olmadığı bu coğrafyayı tek kurşun atmadan devraldı.

OSMANLI: ÜÇ KITANIN DENGESİ

Osmanlı bir “kara devleti” değildi.
Osmanlı bir deniz medeniyetiydi.

Balkanlar’da düzen vardı.
Ortadoğu’da istikrar vardı.
Kuzey Afrika’da denge vardı.

Adalar Denizi bir gerilim hattı değil, bir ticaret yolu idi.
Akdeniz bir çatışma sahası değil, bir medeniyet havzasıydı.

Bugün bölgemize bakın:

Ege’de sürekli kriz,

Doğu Akdeniz’de enerji gerilimi,

Balkanlar’da kırılgan yapı,

Ortadoğu’da bitmeyen savaşlar…

Bu coğrafyada boşluk kabul edilmez. Osmanlı çekildiğinde oluşan boşluk, dış müdahalelerle dolduruldu.

OSMANLISIZLIK SENDROMU

Bugün kimse yüksek sesle söylemiyor ama gerçek şu:  Üç kıta Osmanlı dönemini mumla arıyor.

Çünkü Osmanlı;

mezhebi çatışmayı yönetebiliyordu,

deniz ticaretini kontrol edebiliyordu,

büyük güçler arasında denge kurabiliyordu.

Osmanlı’nın olmadığı yerde küresel güçler var.
Vekâlet savaşları var.
Suni sınırlar var. Osmanlı çekildiğinde barış çekildi.

RODOS VE 12 ADA, SADECE ADA DEĞİL, STRATEJİ

Rodos ve 12 Ada, Türkiye kıyılarına birkaç kilometre mesafede.
Bu adalar sadece kara parçası değildir:

Deniz yetki alanıdır.

Hava sahasıdır.

Enerji koridorudur.

Jeopolitik gözdür.

Osmanlı döneminde bu adalar Anadolu’nun doğal uzantısıydı.
Bugün ise Anadolu’ya çevrilmiş ileri karakollar hâline gelmiştir. Tarih, ihmali affetmez.

İÇERDEN VE DIŞARDAN KUŞATMA

Osmanlı sadece dış savaşlarla yıkılmadı.
İçeride fikir ayrılıkları, ekonomik zayıflıklar, isyanlar…
Dışarıda emperyal planlar, borç kıskacı, diplomatik tuzaklar…

Üç kıtadan çekiliş bir günde olmadı.  Adım adım, masa başında ve cephede oldu. Rodos ve 12 Ada bu çekilişin sembolüdür.

Bir imparatorluk çöktüğünde sadece toprak kaybetmez.
Denge kaybolur.
Adalet kaybolur.
Güç boşluğu doğar.

Bugün bölgemizde çıkan her savaşın arka planında o boşluk var. Osmanlı sonrası kurulan kırılgan düzen, kalıcı barış üretemedi. Rodos ve 12 Ada meselesi bir nostalji değil; bir jeopolitik hafıza meselesidir. Tarihi hatırlamak, hamaset için değil; geleceği doğru kurmak içindir.

Ve unutmayalım!

Denize sırtını dönen milletler, kıyılarını da kaybeder.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

200 Sanıklı Davada Aktaş Konuştu: “Ortada Örgüt Yok”

Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davası olarak bilinen yargılamada üçüncü hafta duruşması tamamlandı. Aralarında …

Bir yanıt yazın