Belediyeler Ya Ahlakın Merkezi Olur, Ya Çürümenin

Aziz DAĞTEKİN Yazdı


Hırsızın ideolojisi olmaz.
Hırsızlığın partisi olmaz.
Hırsızlığın kutsalı, bahanesi, gerekçesi olmaz.

Hırsızlık bir siyasi görüş değil, bir suçtur.
Hırsızlık bir ideoloji değil, bir ahlaki çöküştür.
Ve hırsızlık, bu ülke için yalnızca bir adli mesele değil, açık bir beka sorunudur.

Bu nedenle bu mücadele bir tercih değil, bir zorunluluktur.

Çünkü bir ülkede hırsızlık normalleştiğinde sadece para çalınmaz;
adalet çalınır,
umut çalınır,
gelecek çalınır,
çocukların hayalleri çalınır,
devletin itibarı çalınır,
toplumun vicdanı çalınır.

Bugün Türkiye’nin en büyük krizi ekonomi değil, güvenlik değil, dış politika değil…
– Ahlak krizidir.
– Liyakat krizidir.
– Yozlaşma krizidir.

DEVLET MAKAMI KUTSALDIR, İNSAN DEĞİL

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı makamı Atatürk’ün mirasıdır.
Ama mesele sadece bir parti meselesi değildir.
Mesele *devlet makamlarının kutsallığını kişisel ikballerle kirleten zihniyettir.*

Hiçbir makam,
gerçeği inkâr ederek,
tanıkları yok sayarak,
“olmamış” diyerek,
“görmedim” diyerek,
“duymadım” diyerek korunamaz.

Devlet yalanla korunmaz.
Kurumlar susarak ayakta kalmaz.
Sistem görmezden gelerek temizlenmez.

Gerçek şudur:
– Hakikat bastırıldıkça büyür.
– Yolsuzluk örtüldükçe kökleşir.
– Suskunluk suça ortaklıktır.

BELEDİYELER: YA AHLAKIN MERKEZİ OLUR, YA ÇÜRÜMENİN

Belediyeler, TBMM’nin yerel versiyonudur.
Meclis üyeleri yasamayı temsil eder.
Başkan yürütmeyi temsil eder.

Ama bugün sistem tersine dönmüştür.

Seçilmiş başkanlar:

  • Hem yasamayı,
  • Hem yürütmeyi,
  • Hem denetimi,
  • Hem karar mekanizmasını,
  •  Hem kaynak dağıtımını tek elde toplamayı “görev” sanmaktadır.

Her şey başkanın iki dudağı arasına sıkışmıştır.

Bu düzen:

– Demokrasi değildir
– Hukuk değildir
– İslam ahlakı değildir
– İnsan hakları değildir
– Devlet aklı hiç değildir

Bu, kişiselleşmiş iktidardır.

Ve kişiselleşmiş iktidar, her zaman yozlaşma üretir.

CEHALETLE KURULAN SİSTEMDEN ADALET ÇIKMAZ

Belediyelerde:

– şehir plancısı yok,
– planlamacı yok,
– mimar yok,
– mühendis yok,
– akademik liyakat yok,
– uzmanlık yok,
– idealizm yok.

Ama ne var?

– akrabalık var,
– sadakat var,
– biat var,
– torpil var,
– çıkar ağı var,
– menfaat şebekesi var.

Hırsızlık tesadüf değildir.
Hırsızlık sistem ürünüdür.

Ve acı gerçek şudur: Hırsızlık cahillerin mesleğidir.

Bilgi olan yerde sistem olur.
Ahlak olan yerde sınır olur.
Liyakat olan yerde denge olur.
Uzmanlık olan yerde denetim olur.

Ama cehaletin olduğu yerde:

rant olur,
talan olur,
çürüme olur,
yolsuzluk olur,
çeteleşme olur.

ADAMA GÖRE İŞ DEĞİL, İŞE GÖRE ADAM

Bir ülke şu ilkeyi terk ettiği gün çöker: Adama göre iş değil, işe göre adam.

Eğer:

kariyer sadakatle veriliyorsa,
makam bilgiyle değil biatla dağıtılıyorsa,
görev ehliyetle değil yakınlıkla belirleniyorsa, orada:

– ne hukuk kalır,
– ne adalet kalır,
– ne devlet kalır,
– ne de millet kalır.

Devlet, akrabalık şirketi değildir.
Belediyeler ganimet kapısı değildir.
Siyaset zenginleşme aracı değildir.
Makamlar ganimet değildir.
Yetki mülk değildir.

HIRSIZLIK SİYASİ BİR TERCİH DEĞİL, AHLAKİ BİR ÇÖKÜŞTÜR

Bu mücadele sağ-sol meselesi değildir.
Bu mücadele parti meselesi değildir.
Bu mücadele ideoloji meselesi de değildir.

Bu mücadele:

ahlak mücadelesidir,
hukuk mücadelesidir,
devlet mücadelesidir,
vicdan mücadelesidir,
gelecek mücadelesidir.

Ve şunu herkes bilmelidir: Bir ülkede hırsızlık normalleşirse, o ülkede

fakirlik kader olur,
adaletsizlik sistem olur,
yozlaşma kültür olur,
çürüme düzen olur.

Sonuç olarak; devlet, sustukça büyümez; çürür.
Toplum, görmezden geldikçe iyileşmez; yozlaşır.
Siyaset, ahlaktan koptukça güçlenmez; çeteleşir.

Ve tarih şunu defalarca göstermiştir:  Devletleri yıkan dış düşmanlar değil, içerde normalleşen ahlaksızlıktır.

Hırsızın partisi olmaz.
Hırsızlığın ideolojisi olmaz.
Hırsızlığın kutsalı olmaz.

Hırsızlık, suçtur.
Hırsızlık, ihanettir.
Hırsızlık, beka sorunudur.

Bu nedenle hırsızlıkla mücadele, bir görüş meselesi değil; devletin varlığı, toplumun onuru ve geleceğin bekası için ertelenemez bir tarihî sorumluluktur.

Hakkında Editör

Taraf olmayan, habercilik yapan Ekonet Haber, bağımsız özgür, tarafsız habercilik ilkesini benimsemiş olup, hakkın ve haklının yanında yer almayı ilke edinmiştir.

Göz Atmak İster misiniz?

Trump: Kürtlere Muazzam Miktarda Para Ödedik

ABD Başkanı Donald Trump’ın 2019 yılında yaptığı bir konuşmada Kürt gruplara ilişkin kullandığı ifadeler, Suriye’de …

Bir yanıt yazın