20 Bin Lira Adil mi? Emekliye Zam mı, Adaletsizliğin Makyajı mı?

Aziz DAĞTEKİN Yazdı


Bir rakam açıklandı: 20 bin lira.
Bir alkış beklendi.
Bir “şükür” istendi.

Oysa emeklinin boğazına düğümlenen, rakamdan çok adalet oldu.

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in açıklamalarıyla, 2026 yılının ilk yarısı için en düşük SSK ve Bağ-Kur emekli maaşı 20 bin liraya çıkarıldı. Teknik olarak bakıldığında; enflasyon farkı eklendi, bütçe hesabı yapıldı, Hazine’den 69,5 milyar lira aktarılacak. Kağıt üzerinde her şey “usulüne uygun”.

Peki ya hukuk devleti?
Peki ya eşitlik ilkesi?
Peki ya vicdan?

EŞİTLİK, HERKESİ AYNI SEFALETE MAHKÛM ETMEK DEĞİLDİR

Anayasa’nın 10. maddesi çok nettir:

“Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce… ayrımı gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.”

Ama bu eşitlik, yıllardır yanlış anlaşılıyor ya da bilinçli şekilde yanlış uygulanıyor.

Bugün yapılan şey, düşük maaş alanı yukarı çekmekten çok, orta maaşlıyı aşağıya eşitlemektir.

– 16.881 TL alan emekli 20 bin liraya seviniyor.
– 22-23 bin TL alan emekli ise soruyor:
“Bizim günahımız ne?”

İşte bu soru, bu ülkenin en yakıcı sosyal çığlığıdır.

GEÇMİŞİN HATALARI, BUGÜN DE AYNI

Bu tablo yeni değil.
Bu yöntem yeni değil.
Bu sonuçlar hiç yeni değil.

Yıllardır yapılan hata aynen tekrar ediliyor:
Kök maaş sorunu çözülmüyor, seyyanen eklemelerle günü kurtarma siyaseti yapılıyor.

Her zam döneminde:
– En alt mutlu ediliyor,
– Orta kesim küstürülüyor,
– Üst kesim zaten çoktan sistemin dışına itilmiş oluyor.

Sonuç?
Emekliler arasında gizli bir sınıf çatışması.

EMEKLİ SADECE YOKSUL DEĞİL, YORGUN VE UMUTSUZ

Bugün emekli sadece ekonomik krizle boğuşmuyor.

– Pazarda fiyat etiketine bakıp geri dönen,
– Torununa harçlık veremeyen,
– Faturayı mı ilacı mı ödeyeceğini düşünen,
– Psikolojik olarak kendini “yük” hisseden
milyonlarca insan var.

Bu, sadece maaş meselesi değil.
Bu bir ruhi çöküş meselesi.

20 bin lira bugün:
– Büyükşehirde kiraya yetmiyor,
– Gıda + fatura + ilaç denkleminde buharlaşıyor,
– Sosyal hayata sıfır alan bırakıyor.

Ama daha kötüsü şu:
Adaletsizlik hissi, yoksulluktan daha yıkıcıdır.

“YETERLİ Mİ? HAYIR” DEMEK YETMİYOR

Sayın Güler, açıklamasında açıkça söylüyor:

“Yeterli midir? Hayır.”

Peki o zaman soru şu:
Yeterli olmadığını bildiğiniz bir düzeni neden ısrarla sürdürüyoruz?

Eğer bütçe yetmiyorsa;
– Lüks harcamalar,
– Kamu israfı,
– İstisnai vergi düzenlemeleri
neden hiç tartışılmıyor da konu hep emeklinin sofrasında bitiyor?

EMEKLİ SADAKA DEĞİL, HAK İSTİYOR

Bu ülkenin emeklisi:
– 30-40 yıl prim ödemiş,
– Vergi vermiş,
– Bu devleti ayakta tutmuş insanlardır.

Onlar:
– “Verildi” denmesini değil,
– “Hak edildi” denmesini istiyor.

Eşitlik, herkesi aynı rakama sıkıştırmak değildir.
Eşitlik, emeğe göre, prime göre, çalışılan yıla göre adil bir sistem kurmaktır.

Bugün 20 bin liraya sevinen emekli, yarın aynı adaletsizlikte yine kaybedecek.

Çünkü adalet düzelmeden, rakamların hiçbir anlamı yok. Ve bu ülkede artık emekliler şunu haykırıyor:

“Biz yük değiliz. Biz bu ülkenin geçmişiyiz.”

Bu ses duyulmazsa, yarının vicdanı bugün susanların yakasına yapışır.

Hakkında Aziz Dağtekin

1960 yılında Elazığ'da doğdu. Öğrenimini İstanbulda tamamlayarak gazetecilik mesleğine 1983 yılında başladı. sırasıyla Hergün, Bulvar, Hürriyet ve Türkiye Gazetelerinde muhabirlik ve yazı işleri kadrolarında görev aldı. Basın sektöründen 2006 yılında emekli oldu. Halen idare yeri Adana olan ve Ulusal yayın yapan Netinternet, Ekonet Haber, Eko İntenet Haber sitelerinde Genel Yayın Yönetmenliği ve ekonomi ile alakalı yazı ve yorumlar yazmaktadır. Gazetecilik mesleği yanısara sigortacılık, pazarlama ve finans sektöründe üst düzey yöneticiliklerde bulundu. Sırasıyla İhlas Barter ve Turk Barter'da franchise ve bölge müdürlüğü görevlerinde yer aldı. 2005 yılında Turk Barter'dan ayrılarak Anadolu Barter'ı kurdu. Halen 13'e yakın şubesiyle faaliyet gösteren Anadolu Barter'ın Yönetim Kurulu Başkalığını yürütmektedir. Evli ve 2 çocuk babası olan Gazeteci-Yazar Aziz Dağtekin halen Basın Konseyi üyesi ve Adana'da Kurulu bulunan Çukurova Güreş Vakfı ile Elazığlılar Kültür ve Dayanışma Derneğinin de kurucu üyesidir.

Göz Atmak İster misiniz?

Vergiyle Terbiye Edilen Vatandaşın Sessiz Çığlığı!

Aziz DAĞTEKİN Yazdı Yurt dışında çalışıp ekmeğinin peşinde koşan, sonra memleketine dönen vatandaşın cebindeki telefon, …

Bir yanıt yazın